terapi - terapist .COM
Antalya Terapi , Psikoterapi ve Danışma Merkezi
Psikiyatrist - Psikoterapist
Uzm.Dr. Emine Filiz ULUHAN

Yeşilbahçe Mah. Portakal Çiçeği Cad. 1460 Sok.
No:6 K:3 D:24 TURUNÇ PLAZA ANTALYA
0242 311 44 33



Tüm Kategoriler

»   Gerçeklik Terapisi

Amerika’lı psikiyatrist William Glasser 1960’lı yıllarda birey olarak her zaman yaptıklarının sorumluluğunu taşıması gerektiğini ve herkesin kendi yaşamını kendisinin kontrol edebileceği varsayımlarıyla gerçeklik terapisinin temellerini atmıştır.

Bugün özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Meksika, Peru ve Kuzey Avrupa ülkelerinde ve tüm dünyada başarıyla uygulanmaktadır.

Gerçeklik terapisinde ana tema danışan problemlerinin çoğunun yaşamlarındaki önemli insanlardan en az biriyle doyurucu ve başarılı bir ilişki kuramamaları yada diğer insanlara yakınlaşıp bağlanamamalarından kaynaklanmaktadır. Terapist danışanı anlamlı bir ilişkiye yönlendirir ve ona o andaki davranış biçiminden daha etkili bir şekilde davranmasını öğretir. Danışanlar insanlara ne kadar çok bağlanabilirse mutlu olma şansları da o oranda artmaktadır.

Danışanların çoğu problemlerinin kendi davranış biçimlerinden kaynaklandığını fark edememektedirler. Terapi temel olarak danışanlara hayatlarında gereksinim duydukları insanlarla ilişkileri konusunda daha etkili ve doğru seçimler yapmayı öğretmeyi hedeflemektedir.

Glasser’e göre ruhsal davranış bozuklukları kişilerin yanlış ve doyurucu olmayan mevcut ilişkilerinin kaçınılmaz sonucu olarak duyulan acı ve gerilimle başa çıkmaya yönelik geliştirilen davranış kalıplarıdır. Bunlara psikiyatrik tanılar verilmemelidir. Mutsuzluk semptomlarını tedavi etmek ilaçla olmaz, hiç kimsenin temel sorununu çözmez demektedir.

Gerçeklik terapisi psikolojik danışma eğitim, krizle mücadele, rehabilitasyon, kurumsal yönetim, kişisel gelişim, ekip ruhu oluşturulması gibi konularda sıklıkla uygulama alanı bulmuştur. Islahevleri, okullar, psikiyatri hastaneleri, ceza evleri, alkol ve madde bağımlılığı merkezlerinde gerçeklik terapisinden yararlanılır.

Gerçeklik teorisi genetik kodlarımıza işlenmiş hayatta kalma, sevgi ve ait olma, güç, özgürlük ve eğlence gereksinim ve güdüleriyle doğduğumuzu savunur.

Seçim kuramı insanların sosyal bir varlık olması nedeniyle hem sevgi almaları hem de vermeleri gerektiğini söyler. Sevgi aynı zamanda karşılanması en zor gereksinimdir. Çünkü karşımızda mutlaka bizimle işbirliğinde bulunacak bir insan olmalıdır.

Seçim kuramı tüm yaşamımız boyunca yaptığımız herşeyin davranış olduğunu bütün davranışlarımızın içimizden gelen motivasyondan kaynaklandığını ve kendi seçimlerimize dayandığını ifade eder.

Gerçeklik terapistleri danışanlara seçim kuramını öğreterek hangi gereksinimlerinin eksik ve hoşnutsuz olduğunu bulmalarına yardımcı olur ve bu eksikliği giderme yollarını gösterir. İnsanlar acı veren bir takım davranışlar geliştirerek mutsuz olmayı seçiyorlarsa bu davranışlar o kişinin ortaya koyabildiği en iyi davranışlar olup insanı istediği şeye ulaştırdığını sandığı için seçilmektedir. Bir çok kişi tutum ve davranışı etkisiz ve zararlı olmakla birlikte kişinin gereksinimlerini karşılamaya yönelik en iyi çabadır.

Çağdaş gerçeklik terapisi tatminkar olmayan ilişkiler yada ilişki eksikliği gibi problemlerin kaynağı üzerinde yoğunlaşır. Danışanın ilişkilerinde kontrol edebilecekleri şeyler baz alınır. Hatanın kaynağını bulmak amaçlanmaz. Seçim kuramının dayanak noktası bireyin sorununu kontrol edebilecek tek kişinin yine kendisi olduğudur. Gerçeklik terapistleri şikayet, suçlama ve eleştirileri pek dikkate almazlar. Terapi sürecinde göz ardı edilen, kişiyi küçük düşüren bu davranışlar kendiliğinden kaybolur.

Gerçeklik terapisinin bazı temel özellikleri şunlardır;
1.Eğer yaptığımız herşeyi biz seçiyorsak sorumlusu da biz olmalıyız. Terapi sürecinde bu temel seçim kuramı sorumluluktan doğru seçme sürecine kaydırılır. Danışanlar kendilerini iyi hissetmeye başladıkça etkisiz ve zarar verici seçimleri de giderek gereksiz hale gelmekte ve kaybolmaktadır.
2. Terapist terapide kendini oynar. Hiçbir zaman anne, baba yada yönetici pozisyonuna girmez.
3. Terapide içinde bulunulan ve halihazırda yaşanılan zamana odaklanılır. Buradaki felsefe bizler geçmişimizin ürünleri de olsak geçmiş artık geçmiştir. Biz geçmişimizi değiştiremeyiz. Bugüne ve önümüze bakmalıyız.
4. Geleneksel terapilerin aksine danışanların kendilerini nasıl hissettikleri, neden panikledikleri, neden saplantı haline getirdikleri gibi şeyler irdelenmez. Nasıl ki geçmiş üzerinde yoğunlaşmak danışanları bugünkü sorunlarıyla yüzleşmelerini geciktiriyor ve koruyorsa belirtiler üzerine yoğunlaşmak da aynı etkiyi yapmaktadır. Aslında danışanlar hemen her zaman semptomlardan bahsetmeye ve geçmişe dönmeye daha meyillidirler. Bu onlarda bir nevi koruma kalkanı oluşturmaktadır.
5.Seçim kuramı fiziksel yada psikolojik semptomları olan kişilerin ruh hastası olduğunu söyleyen geleneksel düşünceye karşı çıkmaktadır.
Sonuç olarak çağdaş gerçeklik terapisinin hedefi danışanların kendileri için önemli kişilerle bağlanma yada önceden kopmuş olan bağlarını yeniden kurma konusunda yardımcı olmaktır.

Sevgi ve aidiyet hislerinin yanında başarı, bağımsızlık, özgürlük, eğlence gibi diğer temel gereksinimlerin nasıl karşılanabileceği konusunda öğretide bulunmaktır.

Bir başka şekilde özetlersek; bir öğretmen bir model olma rolü  üstlenen gerçeklik terapisti kişilerin davranışlarının diğer insanlara herhangi bir zarar vermeden kendi temel gereksinimlerini giderip gidermediğini değerlendirmelerine destek olur.
Gerçeklik terapisinin özü, nasıl daha iyi ve etkili seçimler yapılarak yaşamda kontrol sahibi olunacağı öğretisidir.