terapi - terapist .COM
Antalya Terapi , Psikoterapi ve Danışma Merkezi
Psikiyatrist - Psikoterapist
Uzm.Dr. Emine Filiz ULUHAN

Yeşilbahçe Mah. Portakal Çiçeği Cad. 1460 Sok.
No:6 K:3 D:24 TURUNÇ PLAZA ANTALYA
0242 311 44 33



»Sınır Kişilik Bozukluğu

Sınır (borderline) kişilik bozukluğu mizaç ve kendilik imajı ile kişiler arası ilişkilerdeki davranışlarda tutarsızlık ve kararsızlıkla seyreden, genç erişkinlik döneminde başlayan psikiyatrik bir bozukluktur.

Sınır kişilik bozukluğu psikiyatri literatüründe psikotik karakter, psödonevrotik şizofreni, preşizofrenik kişilik oluşumu isimleriyle de anılır.

Borderline kişilik bozukluğunda, 6-8 ile 18-36. aylar arasında egonun duyguları bütünleştirici işlevlerinin henüz gelişmeyip, iyi ve kötü kendilik nesne imgelerinin tam olarak ayrışmadığı dönemde bir saplanma ya da bu döneme gerileme söz konusudur. Bu dönem psikiyatrideki nesne ilişkileri kuramına göre, gelişmenin 3. dönemini kapsar.

Sınır kişilik bozukluğunda iyi ve kötü kendilik ile iyi ve kötüyü temsil eden nesne imgeleri tamamen ayrışmaya giderek, normalde birleşme yaşanması gerekirken tam bir yarılma süreci yaşanır. Bundan dolayı bu kişiler orta yolu bulamaz, beyaz ile siyahı birleştirip geriye döndüremez. Onların dünyasında bir şey ya iyidir ya da kötü. Çünkü kendi bütünlükleri yoktur. Bundan dolayı başkalarını ve olayları da bir bütün olarak yaşayamazlar.

Borderline kişilik bozukluğu olanlar, egolarının zayıflığı ve bütünleşmenin sağlanamamasından dolayı depresyon, suçluluk duygusu gibi duyguları yaşamaz, başkalarına samimi ilgi ve yakınlık göstermez, gerçek sevgiyi bilmezler.

Sınır kişilik bozukluğunda yarılma düzeneğinin yanı sıra yansıtma, dışlaştırma ve yadsıma savunma düzenekleri de sıklıkla kullanılır. Yansıtma düzeneğinde kişi rahatsızlık yaratan olay ya da düşünceleri kendisinden değil de dışarıdan geldiğini algılama eğilimindedir. Dışlaştırmada birey kendine ait kötü, saldırgan kendilik ve nesne imajlarını başkalarına ve dıştaki nesnelere mal eder. Yadsımada ise duyulan algı, düşünce ve duygular yok sayılır.

Borderline kişiler kendini kötülerden ve kötülüklerden korumak için, seçtiği bazı nesneleri tümüyle iyi görürler. Kötü ya da olumsuz yanlarını göz ardı ederler. Buna ilkel idealizasyon denir. Ancak kişi bu nesneleri ne kadar idealize etse de gerçek bir bağlılık, sevgi ve ilgi duymaz.

Yansıtmalı özdeşimde ise borderline hastalar kendi uzantıları gibi gördükleri nesne ve kişilerle özdeşim yaparlar. Aslında bu nesneleri tehlikeli ya da kötü görmekte, onlarla özdeşim yaparak kendilerini uzak tutmuş, tehlikeden korunmuş hissetmektedirler. Fakat bu iç çatışmaya sebep olur, rahatsızlık duyar ve rahatsızlıklarını bir süre sonra özdeşim yaptıkları nesneye yansıtırlar. Bu döngü kısır biçimde devam eder.

Borderline (sınır) kişilik bozukluğu olanlar nevrotik ve psikotik özellikler sergileseler de kendilerine özgü, kararlı ve stabil bir yapı sergileyerek nevroz ve psikozlardan ayrılırlar. Bu kişiler gerçeği değerlendirme yetisine sahiptirler, ancak kendilerini ve nesneleri bir bütün olarak yani iyi ve kötü yanlarını bir arada göremezler.

Sınır kişilik bozukluğunda sosyal yaşamdan çekilme, paranoid düşünceler, çeşitli fobiler, obsesif kompulsif bulgular, konversiyonlar, hipokondriyak bulgular sıklıkla gözlenir.

Sınır kişiler başkalarını ve kendilerini gerçekçi olarak değerlendirmez ve empati yapamazlar. İlişkilerinde duygusal sığlık hakimdir. Yakın duyusal ilişkiden kaçamadıklarında kimlik karmaşası yaşayabilir, büyük bir boşluğa düşebilirler.

Borderline kişilik bozukluğunun psikiyatrik tanı ölçütlerinde aşağıdaki kriterler bulunur.

1)Terk edilmekten kaçınmak için sınırsız çaba gösterme.

2)Kişiler arası ilişkilerde göklere çıkarma ile yerin dibine sokma arasında tutarsız bir yaklaşım.

3)Tutarsız benlik algısı, kimlik karmaşası yaşanması.

4)Cinsellik, madde kullanımı, yeme bozuklukları, tehlikeli otomobil kullanma, aşırı müsriflik, tehlikeli doğa sporları benzeri en az iki alanda dürtüsel davranarak kendine zarar verme olasılığı yaratma.

5)İntihar girişimleri ya da göz korkutmalar.

6)Duygu durumda dalgalanmalar.

7)Sürekli bir boşluk hissi.

8)Öfkesini kontrol edememe, uygunsuz yoğun öfke.

9)Stresle ortaya çıkan paranoid düşünce ya da dissosiyatif belirtiler.

Sınır kişilik bozukluğu gelişiminde çocukluk yaşantılarının büyük önemi vardır. Aşırı engelleyici davranan ve çocuğu duygusal yönden doyuramayan anneler, çocuğun agresif dürtülerinin nesne ilişkilerinde ön plana geçmesine yol açarak sınır kişilik bozukluğunda temel rolü oynarlar.

Sınır kişilik bozukluğu olan bireyler, çevreyle ilişkilerinde duygusal bir stabilite gösteremediklerinden güvenilmez, kaypak, sağı solu belli olmayan kişiler olarak tanımlanırlar.

Sınır kişilik bozukluğu tedavisinde en etkili psikoterapi yöntemi psikanalitik terapilerdir.

Sınır kişilik bozukluğu tedavisi için haftada en az 4 günlük uzun bir psikanalitik terapi süreci gerekir.

Terapi gereken her türlü psikolojik sorunda Antalya terapi merkezimizi tercih edebilirsiniz. Antalya terapi merkezi olarak deneyimli psikiyatrist ve psikoterapistlerimizle bütüncül terapi, bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi ve aile terapileriyle hizmetinizdeyiz.

Psikoterapist Emine Filiz Uluhan, Muratpaşa Antalya, Turunç Plaza Antalya.