terapi - terapist .COM
Antalya Terapi , Psikoterapi ve Danışma Merkezi
Psikiyatrist - Psikoterapist
Uzm.Dr. Emine Filiz ULUHAN

Yeşilbahçe Mah. Portakal Çiçeği Cad. 1460 Sok.
No:6 K:3 D:24 TURUNÇ PLAZA ANTALYA
0242 311 44 33



»EMDR Terapisi

Mutsuzluğunuzun nedeninin sorumlusu siz olmayabilirsiniz. Ama EMDR terapisiyle kontrolü ele alabilir, bu konuda gerekenleri yapabilirsiniz.

EMDR terapisi yaklaşık 25 yıl önce Francine Shapiro tarafından gözlerini hızlı hızlı çaprazlama hareket ettirirken aklındaki rahatsız edici düşüncelerin kaybolduğunu farketmesiyle keşfedilmiş ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı alan bir grup hastadaki olumlu sonuçları ilk kez 1989 yılında ‘’Journal of Traumatic Stress’’ dergisinde yayınlanarak literatüre girmiştir. Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme anlamına gelen EMDR terapisi bir nevi REM uykusu yaratarak etki göstermektedir.

EMDR’nin hızlı tedavi edici etkisi bu gün tıbbi olarak kabul edilmiştir ve nörobiyolojik araştırmalarda da geçerli kanıtlar saptanmıştır. Son yıllarda yapılmış olan bir çalışmada travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerin bellek kontrol merkezlerindeki (hipokampüs) küçülmenin beyin MR incelemelerinde 8-12 seanslık EMDR terapisi sonrası istatistiki olarak anlamlı derecede büyüdüğü görülmüştür.

EMDR’nin nasıl işe yaradığına dair araştırmalar devam etmekte olup, kabul edilen en yaygın görüş, terapide kullanılan göz hareketlerinin REM uykusundaki benzer biyolojik bağlantı ve yararlı süreçleri uyardığıdır. Bilindiği üzere günlük bilgi ve düşüncelerin, diğer anılarla birleşip, bütünleşerek bir öğreniye dönmesi, REM uykusu sırasında olmaktadır. Araştırmalar, REM uykuları engellenen bireylerin o gün öğrendikleri becerileri ertesi gün kaybettiklerini göstermektedir. Hemen hepimiz, çok sıkıntı ve endişe duyarak yatağa girdiğimiz bir konunun, sabah uyanınca eskisi kadar korkutucu gelmediğini ya da bir çözüm bulduğumuzu yaşamışızdır. Bu, REM uykusu sırasında anının işlenerek daha uyumlu ve kullanılabilir bir hale gelmesindendir.

Çocuklukta yaşanılan tüm deneyim ve öğretiler, mutlaka doğru olmamakla beraber çoğu kez hepsi doğru ve gerçek olarak kabul edilir, objektif bir değerlendirme yapılamaz. Çocuk kendisiyle dalga  geçildiğinde veya reddedildiğinde kolayca değersiz olduğuna veya hiçbir şeyi haketmediğine inanabilir. Anne babasının çatışmaları ve boşanmalarının kendi yaramazlıklarından kaynaklandığını düşünerek, olayın sorumluluğunu üstlenebilir. Buna benzer yanlış algılamalar tüm yaşam boyunca bilinçli kontrol dışında istemsiz olarak kendine zarar verici davranışlara yol açabilir. EMDR terapisiyle çocukluktaki algı yanlışlıklarından kurtulabilirsiniz.

EMDR terapisinde olumsuz duygu, duyumsama ve inanışları içeren işlenmemiş anılar  yer alır. Beyinin bilgi işleme sistemi aktiflenerek eski anılardan yararsız olanlar atılır, bunlardan yararlı çıkarımlar yapılır. Bu sayede anı bellekte zarar vermeyecek şekilde depolanır.

Günlük hayatta mantıksız gibi görünen tepkiler aslında nedensiz değildir. Sonradan pişmanlık duyulacağı bilinmesine rağmen frenlenemeyen istemsiz tepkiler beyinin rasyonel zihin tarafından yönetilmeyen kısmından gelmektedir. Bunlar akıl dışı görülmekle birlikte, mutlaka anlaşılır bir nedeni vardır. EMDR terapisiyle bunları anlamak, daha da önemlisi değiştirmek mümkündür.

Çocukluktaki aşağılanmalar, reddedilmeler gibi her türlü travmatik yaşantının yanında, fiziksel, cinsel ya da duygusal tacizler ya da büyük kaza, savaş, deprem gibi doğal  felaketlerden sonra gelişen travma sonrası stres bozukluklarının tanı ve tedavisi kadar yakın zamanlardaki ilişki sorunları, işsizlik, boşanma, sevilen birinin kaybı gibi gözle görülen günlük yaşam sorunlarının tedavisinde de EMDR terapisi önemli rol oynar.

İşlenmemiş anılar, aşırı tepkisel ve incitici davranışlara neden olurlar. Beyinde işlenerek depolanan anılar olumlu ve yararlı tepkilerin temelini oluşturur. EMDR terapisinde amaç, anıları işlemektir.

Bizi biz yapanın ne olduğunu bilir, neden böyle olduğunu anladığımız sürece mutlu olmak kolaylaşır. Bilinçdışındaki etkin güçlerin farkına vardığımız sürece kendimizi ve etrafımızdaki insanları anlamak mümkün olmaktadır. EMDR terapisiyle geleceğiniz için en iyi seçimleri nasıl yapacağınıza karar vermek kolaylaşacaktır.

Zaman bütün yaraları sarar mı? Organizma aslında ruh sağlığını korumak için tüm olumsuz anıları işleyerek, zararsız hale getirmeyi hedeflemektedir. Bazen bozulmuş bilgi ileme sistemi, anıyı genel bellek ağlarında soyutlar ve bütünleşmemiş olarak depolar. Bu durumda anı değişmeden kalır, yaralı ve uyumsal düşünce ve davranışlarla bağlantı kuramaz. Geçmiş zamanda donmuş kalmış, işlenmemiş anılar, bugünkü duygusal ve bazen de fiziksel sorunların temelini oluşturur. EMDR terapisi sayesinde rahatsız edici duygu, düşünce ve algıları saptayıp, işlemek ve zararsız hale  getirmek mümkündür.

EMDR terapisinde diğer terapi türlerinde olduğu gibi hastanın anıları ince ince betimlemesi, belli ev ödevleri, psikolojik eğitim  tarzında ayrıntılar yoktur. Terapist, hızlı göz hareketleriyle beyinin bilgi işleme sistemini hızla başlatır, rahatsız eden anıya erişerek, etkilerini izler ve yönlendirir. Bir çok danışan, geçmişteki rahatsız edici anıları uzun uzadıya ayrıntılı olarak konuşmaktan utandıkları ya da rahatsızlık duyduklarından, EMDR terapisinde bunlara girilmemesi kolaylık vermektedir. İyi bir terapist , dikkati nereye odaklayacağını, bilgi işleme sistemi bilinçli ya da bilinçsiz olarak durursa ne yapılacağını, beklenmedik çözülme ve tepki durumunda nasıl davranılacağını bilmeli, hastanın bir yüzünü mutlaka şimdiki zamanda tutabilmelidir.

EMDR terapisinde tek bir travma, 90 dakikalık üç seansta, hemen hemen  tamamen işlenebilmektedir. Eklenecek her anı, işleme süresini uzatır, ancak hedeflenen anıyla bağlantılı diğer anılar da terapiden olumlu etkilenebilmektedir.

İşlenmiş ve işlenmemiş anılar, kişiliği etkilemektedir. İşlenmiş anılar olumlu, uyumlu tepki, tavır ve davranışların temelini  oluştururken, işlenmemiş anılar da olumsuz, hoş karşılanmayan tepkilerin kaynağıdır. Kişilik özelliklerimiz genetik yapımızın yanında geçmiş deneyimlerimizden yoğun biçimde etkilenmektedir. En iyi biçimde yetiştirilen çocuklarda bile çocukluğun güçsüzlük ve savunmasızlığından kaynaklanan işlenmeden depolanmış, duyusal ve fiziksel duyumsamalar, yanlış inanışlar mevcuttur. Dinlenen bir masal, izlenen bir çizgi film bunlara sebebiyet verebilir. Bugünkü mevcut psikopatolojik belirtilerin çoğu dayanağı da, bu sıcak kalmış ama işlenmemiş anılardır. Fakat herşeyi de çocukluğa bağlamamak gerekir. Ergenlik dönemi, çocukluk fırtınalarının dindiği bir fırsat olarak değerlendirilebilirken, tek başına kendisi de tüm sorunların başlangıcı olabilir. Veya erişkin dönemde ağır bir travma, korkunç bir deneyim ya da fiziksel bir rahatsızlık da psikopatolojileri tetikleyebilir.

Kendinizi çıkmazda hissediyorsanız, istemediğiniz şekilde davranıyorsanız, kendiniz hakkında iyi şeyler düşünmemekten yakınıyorsanız, başka türlü düşünmek gerektiğini algıladığınız halde halen tersini yapıyorsanız, duygularınızı bastırdığınızı hissediyorsanız, mutsuzluk, üzüntü, kızgınlık, korku, bunaltı, yalnızlık gibi duyguları geçerli bir nedene bağlayamıyorsanız EMDR terapisi sizin için çare olabilir. Burada çoğu kez işlenmemiş anılar söz konusudur. Bu anılar duyumsamalarımızı  ve duygusal tepkilerimizi bazen yoğunlaştırmakta, bazen de hissetmemize engel olmaktadırlar.